20 Kasım 2012 Salı

Tasavvuf kültürü ve din kültürü hakkında

TASAVVUF KÜLTÜRÜ VE DİN KÜLTÜRÜ HAKKINDA
tasavvufun kültürü din bilgisinden sonra oluşur keşfe ve tecrübeye ve ilhama dayanabilir.
remzlerle anlatılan manalarda bazı fiğürlere verilen manalar dini bilgiye dayanmayabilir. manayaı anlatmak için dini bilgi figürleri kullanılmış olabilir.

bazen bazı müslümanların bu farka dikkat etmeyip tasavvufi anlatım kültürünü dini bir bilgi imiş gibi naklettiklerini görüyorum. bu kesinlikle asılla anlatım tarzının birbirlerine karıştırılması olur ki asla caiz olmaz.
örnekleyecek olursam :
(“Hz. Meryem nefsini yok ettiği, nefsini susturup kendini ortaya çıkardığı için Allah ona kendi rûh...unu hediye etti. Hz. Fâtıma ise kendi nefsini yok ettiği için Allah ona kendi mânâsının zuhûrunu, soyunu, sopunu verdi. )
bu pasajda hz meryem nefsini yokettiği için ve hz. fatıma nefsini yok ettiği için nitelemeleri yapılmış. ama bu nefsi yok etme nefislerine hakim olmadır. o kadar . nefsi yok etme öldürme manasıyla haramdır. ve her iki büyüğümüzün hakkında da bu bilgi ayet ya da hadisle sabit değildir.
hz. fatıma efendimiz hz. ebubekire kırgın vefat etmiştir. sebebi de fedek çiftliğidir.
hz. ali bir allah dostudur. ve allah dostları da hata edebilirler . ama hata ve günahı kasdetmeyecek kadar örnek ve o çerçevede de cennetle müjdelenme yüceliğinde müminlerdir.
ALINTI :(Sanki tasavvufun mânâsı Hz. Ali ile Hz. Fâtıma’nın evliliğiyle zuhûr etmiştir. Onlar her şeyin azını istediler¸ onlar sırât-ı müstakîmi istediler. Peygamberimiz için onlar hem¸ ‘ev ahâlisi’ hem de ilâhî hakîkat’in taşıyıcılarıdır. İlâhî hakîkat¸ Hz. Ali üzerinden¸ Ehl-i Beyt imamları ve seyyitler silsilesi ile devam eder.)
ilahi hakikat ehli beyt imamları ve seyyidler üzerinden devam eder nitelemesi de yine dikkate şayandır.
bu ifadeler isbatı zor ifadelerdir. muhtemelen bir salih insanın keşfine dayanmaktadırlar. ama keşfi bilgi dini bilgi değildir .
bu ayrımın farkında olmayan çok sayıda iyi niyetli müslüman bu tür ifadeleri dini bilgiymiş gibi birbirlerine anlatmakta ve paylaşmaktadırlar.
yineliyorum keşfi bilgi; dini bilgi ve islam dininin bir parçası değildir.
keşfi bilgiyi , kendi çerçevesinde tutar ve mecrasından çıkarmazsak sıkıntı olmaz. ama dini bilgi olarak paylaşmaya başlarsak tasavvuf imamları açısından da yanlış ve kabul edilemez bir iş yapmış oluruz.
-bu keşfi bilginin dini bilgiyle karıştırılması örneklerinden biri de saidi nursi ve cemaatinin tevafuklu kuran ile ilgili kanaatleridir. said en nursinin ifadelerinden anlaşıldığı kadarıyla allah lafızleının alt alta yazılı olması öğrencilerindne birinin keşfidir. ve bu keşif esasta saidi nursi nin levhi mahfuzd a ki kuran işte bu şekilde yazılıydı keşfine dayanmaktadır.
hazindir ki saidi nursi rh da bu keşfini keşf olmasına özenle değinmeden öğrencilerine haber vermiştir. bugün nur cemaatinin bu konuya vakıf olanlarının tamamı bu keşfi bilgiyi dini bilgi zannetmektedirler.
halbuki efendimiz bunu ifade etmemiş. sahabe buna ittila etmemiş, önceki salih insanlardan bu tür bir keşif nakli bize ulaşmamıştır.
allah lafızlarının alt alta olmalarının ise hiçbir icaz niteliği yoktur. kuran icazı lafzi ve manevi olarak başka başka esalara dayanmaktadır .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder