Tasavvuf kültürü ve din kültürü hakkında

TASAVVUF KÜLTÜRÜ VE DİN KÜLTÜRÜ HAKKINDA
tasavvufun kültürü din bilgisinden sonra oluşur keşfe ve tecrübeye ve ilhama dayanabilir.
remzlerle anlatılan manalarda bazı fiğürlere verilen manalar dini
bilgiye dayanmayabilir. manayaı anlatmak için dini bilgi figürleri
kullanılmış olabilir.
bazen bazı müslümanların bu farka dikkat
etmeyip tasavvufi anlatım kültürünü dini bir bilgi imiş gibi
naklettiklerini görüyorum. bu kesinlikle asılla anlatım tarzının
birbirlerine karıştırılması olur ki asla caiz olmaz.
örnekleyecek olursam :
(“Hz. Meryem nefsini yok ettiği, nefsini susturup kendini ortaya
çıkardığı için Allah ona kendi rûh...unu hediye etti. Hz. Fâtıma ise
kendi nefsini yok ettiği için Allah ona kendi mânâsının zuhûrunu,
soyunu, sopunu verdi. )
bu pasajda hz meryem nefsini yokettiği için
ve hz. fatıma nefsini yok ettiği için nitelemeleri yapılmış. ama bu
nefsi yok etme nefislerine hakim olmadır. o kadar . nefsi yok etme
öldürme manasıyla haramdır. ve her iki büyüğümüzün hakkında da bu bilgi
ayet ya da hadisle sabit değildir.
hz. fatıma efendimiz hz. ebubekire kırgın vefat etmiştir. sebebi de fedek çiftliğidir.
hz. ali bir allah dostudur. ve allah dostları da hata edebilirler . ama
hata ve günahı kasdetmeyecek kadar örnek ve o çerçevede de cennetle
müjdelenme yüceliğinde müminlerdir.
ALINTI :(Sanki tasavvufun mânâsı
Hz. Ali ile Hz. Fâtıma’nın evliliğiyle zuhûr etmiştir. Onlar her şeyin
azını istediler¸ onlar sırât-ı müstakîmi istediler. Peygamberimiz için
onlar hem¸ ‘ev ahâlisi’ hem de ilâhî hakîkat’in taşıyıcılarıdır. İlâhî
hakîkat¸ Hz. Ali üzerinden¸ Ehl-i Beyt imamları ve seyyitler silsilesi
ile devam eder.)
ilahi hakikat ehli beyt imamları ve seyyidler üzerinden devam eder nitelemesi de yine dikkate şayandır.
bu ifadeler isbatı zor ifadelerdir. muhtemelen bir salih insanın
keşfine dayanmaktadırlar. ama keşfi bilgi dini bilgi değildir .
bu
ayrımın farkında olmayan çok sayıda iyi niyetli müslüman bu tür
ifadeleri dini bilgiymiş gibi birbirlerine anlatmakta ve
paylaşmaktadırlar.
yineliyorum keşfi bilgi; dini bilgi ve islam dininin bir parçası değildir.
keşfi bilgiyi , kendi çerçevesinde tutar ve mecrasından çıkarmazsak
sıkıntı olmaz. ama dini bilgi olarak paylaşmaya başlarsak tasavvuf
imamları açısından da yanlış ve kabul edilemez bir iş yapmış oluruz.
-bu keşfi bilginin dini bilgiyle karıştırılması örneklerinden biri de
saidi nursi ve cemaatinin tevafuklu kuran ile ilgili kanaatleridir. said
en nursinin ifadelerinden anlaşıldığı kadarıyla allah lafızleının alt
alta yazılı olması öğrencilerindne birinin keşfidir. ve bu keşif esasta
saidi nursi nin levhi mahfuzd a ki kuran işte bu şekilde yazılıydı
keşfine dayanmaktadır.
hazindir ki saidi nursi rh da bu keşfini
keşf olmasına özenle değinmeden öğrencilerine haber vermiştir. bugün nur
cemaatinin bu konuya vakıf olanlarının tamamı bu keşfi bilgiyi dini
bilgi zannetmektedirler.
halbuki efendimiz bunu ifade etmemiş.
sahabe buna ittila etmemiş, önceki salih insanlardan bu tür bir keşif
nakli bize ulaşmamıştır.
allah lafızlarının alt alta olmalarının
ise hiçbir icaz niteliği yoktur. kuran icazı lafzi ve manevi olarak
başka başka esalara dayanmaktadır .
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder