kurban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2012 Salı

AY TAKVİMİNE BAĞLI İBADETLERDE İCTİHAD YA DA İBADETLERDE İCTİHAD OLMAZ

AY TAKVİMİNE BAĞLI İBADETLERDE İCTİHAD
YA DA İBADETLERDE İCTİHAD OLMAZ ,ölçüsü der beyanındadır :

''(Hilali) görünce oruca başlayın , görünce orucu bırakın , göremezseniz ayı tamamlayın '' hadisi şerif

orucun miladi değil hicri aya sabitlenmesi peygamber emridir.
oruç taabbudi bir ibadettir.
tutulma sebebi sağlık sıhhat bulmak değil , allahın emrini yerine getirmektir. tıbbi faydalarının olması allahın bir çok lutfundan biridir.
-namazın vakitlerinde takvim yayınlanmasıyla orucun vaktinde takvim yayınlanması bir değildir. kaldıkı takvim dede esas güneşin hareketleridir. ve güneşin hareketleriyle alakalı peygamberimizin sözleridir. sabah güneşin fecri sadıkıyla başlar güneşin kendisinin görülmesiyle biter. öğlen de ölçü güneşin sema da en üst noktaya varması ikindide bir şeyin gölgesinin iki katına çıkması :) akşam da güneşin batışının başlaması yatsı da güneşin batış tarafındaki şavkının kaybolmasıdır. bundan dolayı namaz vakitleri mevsimlere göre sürekli değişir.
-aslında namaz vakitlerinded e güneşin hareketlerine tabiyiz . ama onun takvimsel ve saatle ölçülendirilmesi kolay olduğundan diyanet başkanını yanıltıyor. Oradada takvime değil güneşin vakitlerine tabiyiz. Ama onun bu söylemine göre sanki takvime tabiyiz. gerçekten takvime tabi olsaydık . bütün dünya da namaz vakitlerini sabitlememiz gerekirdir. Mevsimler vs de hep aynı saatlerde sabahı öğleyi kılardırk.
-ramazanın hilale bağlanması zaman ve asırlar üstü ve medeniyetler üstü enfes bir ölçüdür. Matbaanın , takvimin , saatlerin üstünde onlarla barışık bir usullendirmedir. Bedevi de hadari de anlar. Medeni ve teknolojik refah seviyesi dini değerlere uygulanmaz . ama dini değerleri n yaşanmasının hizmetine sunulur.
Dinin değerlerinin ritüel ve içerik kavram ve mantalite olarak revize edilmesi zamana uydurulması ameliyesinin adı modernizmdir. Ve modernizm tanrıtanımazlığın Müslümanlara oryantalistleri okumak ve etkilenmek yoluyla bulaşan akıl hastalığıdır.
Dini yetkinliği olmayan bir adamın , dini konularda konuşması yobazlıktır. Diyanet kurumunun başına gelmiş adamın o görevde olmasa hiçbir Müslüman tarafından fetvasına itibar edilmez. Ankara ilahiyat fakültesi hocası olarak sözlerini kimse ciddiye almazdı.. Çünkü İslami ilimler de alt yapısı yoktur. Selasetu dakika diye televizyonda Arapçayı parçalayan adam ın kavuğu göstermelik , sakalı da sonradan bırakmadır sünnet olduğundan değildir.

-laik bir devletin camileri idare etmek vs için kurduğu ama Müslümanlara nezaketsizlikten terbiyesizliğe kadar bir çok şeyi yaptırdığı kurumu nun başına oturunca , başörtüsünün kamu dairelerinde ve okullarında hala yasak olduğu bir ülkede yaşadığını unutup dini ibadet şekillerinde ve kurallarında düzenleme cesaretini göstermek erkeklik değildir. Ve yüce Allah kendisine ve indirdiği değerlere erkekleneneleri elbette görmektedir.
- islam aleminde takvim birliği sağlanması dini değil teknik bir meseledir. daha ziyade siyasidir. birşey dinin hedefleri arasında değilse onu dini hedefler listesine almak ile o fiil dini hale gelmez.
bütün islam ülkelerinin aynı gün oruç tutup açması da dinen gerekli değildir.
hac da haremeyn ikliminin bir yerinde ayın hilalinin görülmesi esastır. bin kusur yıldan beri bu amel böyledir. asrı saadette de böyleydi.
diyanet işleri başkanının bir adım daha ileri gidip bir gün önce arafatta vakfeye durmasını bekliyoruz. çünkü eğer kendisi dediğine inanıyorsa haccı olmuyor. eğer öyylede olur böyle de olur diyorsa o zaman ha öyle ha böyle diğer müslümanlarla yapsın haccını. ve kendini ve bizi küçük düşürmesin cümle aleme rezil etti türkiyeyi. bula bula bunu mu diyanet işleri başkanı yaptınız diyorlar.
bir daha yazıyorum. eğer dediğinde ısrarcı ve samimiyle bir gün önce dursun arafatta vakfeye . hac arafattır çünkü. haccı olmuyor çünkü :))
AY TAKVİMİNE BAĞLI İBADETLERDE İCTİHAD 
YA DA İBADETLERDE İCTİHAD OLMAZ ,ölçüsü der beyanındadır :

''(Hilali) görünce  oruca başlayın ,   görünce  orucu bırakın , göremezseniz   ayı  tamamlayın '' hadisi şerif

orucun   miladi değil hicri  aya  sabitlenmesi peygamber emridir. 
oruç   taabbudi bir ibadettir.  
tutulma sebebi  sağlık sıhhat bulmak değil ,  allahın   emrini yerine getirmektir. tıbbi faydalarının olması   allahın bir çok lutfundan biridir. 
-namazın vakitlerinde   takvim yayınlanmasıyla  orucun vaktinde takvim yayınlanması bir değildir. kaldıkı  takvim dede esas  güneşin  hareketleridir. ve güneşin hareketleriyle  alakalı peygamberimizin sözleridir. sabah güneşin   fecri sadıkıyla başlar  güneşin    kendisinin görülmesiyle biter.  öğlen  de ölçü güneşin  sema da en üst noktaya varması  ikindide bir şeyin gölgesinin iki katına çıkması :)   akşam da  güneşin  batışının başlaması  yatsı da güneşin   batış tarafındaki şavkının kaybolmasıdır.   bundan dolayı  namaz vakitleri mevsimlere  göre  sürekli  değişir. 
-aslında   namaz vakitlerinded e  güneşin hareketlerine tabiyiz . ama  onun takvimsel  ve saatle ölçülendirilmesi kolay olduğundan    diyanet başkanını yanıltıyor. Oradada   takvime değil  güneşin  vakitlerine tabiyiz.  Ama onun bu söylemine  göre  sanki  takvime tabiyiz.    gerçekten takvime tabi olsaydık .  bütün dünya da   namaz vakitlerini  sabitlememiz gerekirdir.   Mevsimler vs de  hep aynı saatlerde  sabahı öğleyi kılardırk. 
-ramazanın hilale bağlanması    zaman ve asırlar üstü   ve medeniyetler üstü  enfes bir ölçüdür.  Matbaanın , takvimin , saatlerin  üstünde  onlarla  barışık bir usullendirmedir.  Bedevi de hadari de  anlar.  Medeni ve teknolojik  refah seviyesi   dini değerlere uygulanmaz . ama dini değerleri n yaşanmasının hizmetine sunulur.  
Dinin değerlerinin  ritüel ve  içerik  kavram ve mantalite olarak   revize edilmesi   zamana uydurulması ameliyesinin  adı  modernizmdir.  Ve modernizm   tanrıtanımazlığın  Müslümanlara oryantalistleri okumak ve etkilenmek yoluyla bulaşan   akıl hastalığıdır. 
Dini yetkinliği olmayan bir  adamın , dini konularda konuşması   yobazlıktır.    Diyanet kurumunun başına gelmiş adamın   o görevde olmasa    hiçbir Müslüman tarafından  fetvasına itibar edilmez.   Ankara ilahiyat fakültesi hocası olarak  sözlerini kimse ciddiye almazdı..  Çünkü   İslami ilimler de  alt yapısı yoktur.   Selasetu dakika diye televizyonda Arapçayı parçalayan adam ın  kavuğu  göstermelik , sakalı da  sonradan  bırakmadır  sünnet  olduğundan değildir. 

-laik bir  devletin   camileri idare etmek vs için kurduğu ama Müslümanlara  nezaketsizlikten terbiyesizliğe  kadar  bir çok  şeyi  yaptırdığı kurumu nun   başına oturunca  ,  başörtüsünün kamu dairelerinde ve okullarında hala yasak olduğu bir ülkede  yaşadığını unutup    dini ibadet şekillerinde  ve kurallarında   düzenleme  cesaretini göstermek  erkeklik değildir.  Ve  yüce Allah  kendisine  ve indirdiği değerlere erkekleneneleri  elbette  görmektedir.
- islam aleminde takvim birliği sağlanması dini değil teknik bir meseledir. daha ziyade siyasidir. birşey dinin hedefleri arasında değilse onu dini hedefler listesine almak ile o fiil dini hale gelmez. 
bütün islam ülkelerinin aynı gün oruç tutup açması da dinen gerekli değildir. 
hac da haremeyn ikliminin bir yerinde ayın hilalinin görülmesi esastır. bin kusur yıldan beri bu amel böyledir. asrı saadette de böyleydi. 
diyanet işleri başkanının bir adım daha ileri gidip bir gün önce arafatta vakfeye durmasını bekliyoruz. çünkü eğer kendisi dediğine inanıyorsa haccı olmuyor. eğer öyylede olur böyle de olur diyorsa o zaman ha öyle ha böyle diğer müslümanlarla yapsın haccını. ve kendini ve bizi küçük düşürmesin cümle aleme rezil etti türkiyeyi. bula bula bunu mu diyanet işleri başkanı yaptınız diyorlar. 
bir daha yazıyorum. eğer dediğinde ısrarcı ve samimiyle bir gün önce dursun arafatta vakfeye . hac arafattır çünkü. haccı olmuyor çünkü :))

VEKALETLE KURBAN KESTİRMENİN HÜKMÜ HAKKINDA

 
 
VEKALETLE KURBAN KESTİRMENİN HÜKMÜ HAKKINDA BİR HATIRLATMA I
kurban kesmek şartlarını taşıyanlara vacibtir.
esas olan kurbanı sahibinin kendisinin kesmesidir.
kendisi kesemeyen kurbanını kesmeye muktedir bir insana kurbanının kestirir. ama kurbanının başında durup kesime şahitlik etmelidir.

son yıllarda müslümanların arasında etleri zayi etmeyelim , tesbitiyle başlayan bir adet giderek kurban kesmedeki islami edeplerin ve sünnet ölçülerinin dışına taşmaktadır.
1-İHH ve saire yapılanmalar kurban vekaletleri alıp başka ülkelerde kestirdiklerini söylemektedirler.
bu caiz değildir.
-meşru olan kurbanın sahibinin gözetiminde yaşadığı mahalde jesilmesi ve sahibinin onun kanının akıtılmasına şahid olması ve etinden yemesidir. ve yakınlarına da o etten dağıtmasıdır.
-bütün bunlar efendimizin ameliyle sabit sünnetlerdir ve başka yerlerdeki insanların yemesi için kurbanın vekaletle kestirilmesi kurban vecibesinin mecrası dışına çıkarılması ve çok sayıda sünnetin atıl bırakılmasına sebep olan batıl bir hayır görüntüsü verilmiş şerdir.
ibadetlerin mecrasından çıkarılması , hayır kasdıyla da olsa caiz değildir. müslümanların düşüncesizce bu işe ön ayak olması vahimdir.
2-Kurban etinin cemaat , grup yada vakıfların gözetimine verilmesi ve kıtım kıtım kuran kurslarında ya da hayır kurumları tarafından dağıtılması da caiz değildir. depolarda bekletilip peyderpey dağıtılması da caiz değildir. kurban etinin islam fıkhında dağıtılması şartlarını taşıyanlara hemen dağıtılması gerekir. kurban eti toplayanların onun üzerinde sadaka- ya da hayır lardaki gibi tasarrufta bulunması caiz değildir.
3-bu etlerin yalnızca müslümanlara dağıtılması , kemiklerinin çöpe atılmaması da gerekir. hayor kurumlarının mücerret olarahk sadece dağıtıcı ve uklaştırıcı rolunu oynamalrı caiz olur.
4-müslümanların kurban kesmeği hafif bir şey ya da ağır bir yük görmeye başlamalarına da sebebiyet veren bu uygulamalar allahın emirlerine edepsizce riayet formatına dönüşmektedir. hatta bazı ailelerde de dönüşmüştür.
onca müslümanın gözü önünde yaşanan bu yavaşa yavaş kendini kabul ettiren durumun şeri ölçülerine iade edilmesi her müslümanın üzerine yükümlülüktür.
 
Başka şehirlerde bile değil başka ülkelerdeki aç insanlara kurban eti ulaştırılması Kurban eti dağıtımında değil , sadaka ve allah için yardım sandıkları oluşturularak ve imkan varsa o ülkeler kalkındırılarak yapılmaya çalışılmalıdır.
islam ibadetler
i işleme sünnetini ihlal eden bu uygulamaların içerikleri bugün bazı müslümanların bu sene hacca gitmeyip paralarını filanca yere bağışlayalım , bu sene kurban kesmeyip paralarını filanca kuruma bağışlayalım , bu sene zekatları topluca filanca ülkeye gönderelim , demremzedelere verelim devlet onlara ev yapsın vs . hareketlenmelere de dönüşmek üzeredir.
hac , zekat gibi ibadetlerin niteliklerini bozacak şekilde sosyal ve kültürel insani sorumluluklarımızın hizmetine sunulacak şekilde dönüştürülmesi ilhad ; ve dini değerleri ve ibadetleri modernize etmek mülhidlerin aklaniyetidir.